TEKTANEM

[22.6.2015 09:37:36]

TEKTANEM  

Ülkemiz coğrafi değerlerimiz yönünden oldukça zenginlik arz etmektedir. Ülkemizde Türk Patent Enstitüsü nezdinde ve 555 Sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında koruma altına alınmamış fazlası ile coğrafi değerlerimiz bulunmaktadır. 2014 yılı sonu itibari ile tescil edilmiş 210  adet ve tescil müracaatı yapılmış ancak sonuçlanmamış 215 adet coğrafi değerlerimiz yer almaktadır.

Peki nedir bu Coğrafi işaret; “ belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlere.” denilmektedir.

Bu açılıma binaen söz konusu değerli ürünlerimizden olan ve benim de hiç hayır diyemeyeceğim  lezzeti ile ün yapmış “ Ayaş Dutu” n dan söz etmek istiyorum.

Ancak bu lezzete geçmeden öncelik ile Ayaş, Ankara’nın batısında, Ankara-Adapazarı yolu üzerinde, şirin ve tarihi bir ilçedir. Ayaş” (Ayas) Türkçe bir kelime olup, “parlak, aydınlık gece” anlamına gelir. Mimari kültür mirası yönünden de zengin olan ilçemizde Selçuklu ve Osmanlı eserleri halen günümüzde işlevlerini yürütmektedir. Ulu Cami, Karakaya Kaplıcası, Bünyamin Ayaşi Camii ve Türbesi, Sinanlı Ulu Camii, Paşa Hamamı, Kilik Camii, Şeyh Muhiddin Camii, Aktaş Camii ve sayısız çeşmeleri bu eserlerin bazılarıdır. Bünyamin Ayaşi hazretleri, Kesikbaş Sultan, Yavuz ana Sultan, Şeyh Zekeriya, Şemsi Dede, Değnekli Dede, Toprak Dede, Sıtma Dedesi, Ahmet Dede, Um Um Dede, İskender Dede, Gözpınarı Dedesi, Veli Dede, Kasımoğlu türbeleri de ilçemizin manevi dinamikleridir.

Ayaş tarihi eserleri, yetiştirdiği kültür varlıkları, şifalı kaplıca ve içmeleri yanında Ankara’nın sebze ve meyve üretim merkezidir. Yetiştirdiği ürünlerin başında dut, kiraz, kavun, karpuz, salatalık, biber ve domates gelmektedir.

İşte  gerek aroması gerek sağlık deposu olması nedeniyle içerisinde demir ve kan yapıcı özelliği bulunan “Ayaş Dutu”  her sene geleneksel festivallere konu edilmiştir. Söz konusu festivalde “En İyi Dut Üreticisi” ve “ Dut Yeme “ Yarışmaları tertip edilmekle birlikte  tüketicinin eğlenceli zaman geçirmesine vesile olunmuştur.  Bu bağlamda öncelik ile emeği geçen tüm ekibe şahsım adıma teşekkür ediyorum.

Bu lezzet adı üzerine Ayaş’ta üretilmekte ve genellikle Ankara ile yakın bölgelerdeki pazarlarda satışa sunulmak ve bir bölümü de reçel, pekmez üretiminde kullanılmaktadır.  Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği biliniyor. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü etkiye sahip, vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak  solucanlarını döker. Dutun taze yaprakları ile derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamalar durur. Ne şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcı olduğu belirtilmektedir. Sabah aç karnına yenir ve üzerine su içilirse bağırsakların çalışması temin edilir.

 Peki, “ bu lezzetli ve sağlıklı ürün için neden coğrafi işaret tescilli yapılarak koruma altına alınmadığı  sorusu da aklıma masama gelen bir kaşe duttu görünce gelmedi değil..”  Çünkü gerek üreticiler için gerekse ülkemiz için önem arz eden “AYAŞ DUTU”  nun bir an evvel korumasının sağlanması gerekmektedir. Piyasada mevcut bulunan aslen gerçek “AYAŞ DUTU” olmayan ve o ürünmüş gibi tüketiciye farklı ücretleri ile sunulan ürünlerin denetiminin yapılması gerekmektedir.  Bu gerçek “AYAŞ DUTU” u üretici açısından bakıldığında büyük kayıp olarak karşımıza çıkmaktadır.

Zira Coğrafi İşaretlere gerçek koruma sağlandığında; üretim metodunu ve ürünün standardını garanti etmekte , Tescil şartnamesi ile garanti altına alınmakta, Pazarlama aracı olmakta, Turizme katkı sağlamakta,  Uluslararası boyutta ülke imajı ve prestijinde de önemli pay üstlenmekte aynı zamanda yerel üretimi ve kırsal kalkınmayı desteklemekte birlikte ürün  taklitçiliği ile mücadele edilebilmeyi sağlamaktadır.

Günümüzde yeryüzünün hemen her yeri uluslararası ticaretin hızlı gelişim sürecinden ve artan rekabet koşullarından değişen oranlarda etkilendiği düşünüldüğünde  coğrafi değerlerimizin ÖNEMİ BİR KEZ DAHA  anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda “AYAŞ DUTU” nun Coğrafi İşaret olarak Korunmasının biran evvel önce ülkemiz sınırları içerisinde sonra Avrupa Birliğinde tescilinin yapılması gerektiği kanaatindeyim. Unutmayınız ki, coğrafi işaretlerin tescili, kent markalarının yaratılması, geleneksel bilginin fikri mülkiyet açısından büyük önem taşımaktadır. 

Marka serüveninin diğer aşamalarında tekrar görüşmek üzere..

Huriye ÖZENER KAYABAŞI

Uluslararası Marka ve Patent DANIŞMANI & Marka KOÇU

www.ozenerpatent.com.tr


Diğer Makaleler